Menü Kapat

Darülfünun: Osmanlı’da İlk Modern Üniversite Nasıl Kuruldu?

Kurucu başkanımız Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, 24 Şubat Pazartesi günü Columbia Global Centers’ın Istanbul merkezinde yönetim kurulu başkanımız Prof. Dr. Mustafa Kaçar’ın moderatörlüğünde The House of Sciences: The First Modern University in the Muslim World kitabı üzerine bir konuşma gerçekleştirmiştir. Prof. İhsanoğlu’nun İslam dünyasındaki ilk modern üniversite olan Darülfünun’un kuruluşunu ve dönüşümünü, kurumun kültürel muhtevasını, hocalarını, öğrencilerini, hukuki kişiliğini ve mirasını paylaştığı konuşmasından satır başları şöyledir:

Darülfünun hem Osmanlı modernleşmesinde hem de Türkçe’nin bir bilim dili olarak gelişmesinde çok önemli bir faktördür.

Osmanlı Devleti’nde medrese dışında Batı tarzında modern eğitim veren bir kurum açılması fikri ilk kez 1845 yılında Sultan Abdülmecid zamanında ortaya çıkmıştır ve 1946’da ise Darülfünun kurulmuştur. Kelime manası olarak fen ilimleri evi anlamına gelen Darülfünun, modern tahsil görmüş ve Osmanlı bürokrasisinde görev yapacak memurlar yetiştirmeyi amaçlamıştır. Prof. İhsanoğlu’na göre, 3. Selim’den beri süregelen modernleşme hareketlerinin bir devamı olarak da görülebilecek bu adımın en önemli farkı ise, askeri hedefli eğitim modernleşmesinden sivil hedefli eğitim modernleşmesine geçilmiş olmasıdır.

1846 yılında Darülfünun için içinde dersliklerin, odaların, kütüphane, laboratuvar ve müzenin olduğu bir bina yapılması için İtalyan mimar Fossatti ile anlaşılıyor. Binanın 1865’teki açılışına kadar tamamlanan bazı bölümlerinde halka açık konferanslar verilmeye başlanıyor. Bu konferanslardan ilkini ise Kimyager Derviş Paşa tarafından veriliyor. Bu bina yeterli öğrenci olmaması sebebiyle Maliye Nezareti’ne devrediliyor ve 1933 yılında çıkan bir yangınla tamamen yok oluyor. Daha sonra Çemberlitaş’ta, bugün Basın Müzesi olarak kullanılan bina inşa ediliyor. Fakat öğrenci ve öğretim kadrosunun yetersizliği, planlama eksiklikleri ve maddi imkansızlıklar nedeniyle kapatılıyor. 1900 yılına gelindiğinde ise bugün İstanbul Üniversitesi olarak bildiğimiz Darülfünun-u Şahane açılıyor. Fen ve Edebiyat Fakülteleri kuruluyor ve ilk defa Edebiyat Fakültesi’nin altında Türk Dili ve Edebiyatı üzerine yüksek öğretim dersleri verilmeye başlanıyor. Prof. İhsanoğlu, Darülfünun’un hem Osmanlı modernleşmesinde hem de Türkçe’nin bir bilim dili olarak gelişmesinde çok önemli bir faktör olduğunu vurguladı.

Prof. İhsanoğlu, 1923’te Cumhuriyet ilan edilmeden önce kadın öğrencilerin de önce Fen ve Edebiyat daha sonrasında ise Tıp ve Hukuk Fakülteleri’ne kabul edilmeye başlandığını ve 1930’lu yıllara gelindiğinde ise Almanya’dan gelen bilim insanlarının kurdukları enstitüler ve araştırma laboratuvarları ile İstanbul Üniversitesi’nin modern bir üniversite olmasındaki en önemli faktör olduğunun altını çizdi.

Konuşmasına sanayi devriminin bir ürünü olarak ortaya çıkan modern ve medrese tarzında eğitim veren klasik üniversitenin farkını açıklayarak devam eden Prof. İhsanoğlu’na göre, Osmanlı’daki modern üniversitenin ortaya çıkmasındaki faktörler bürokratikleşme, laikleşme ve uzmanlaşma şeklinde sıralanırken, Avrupa’da laikleşme, bürokratikleşme ve uzmanlaşma şeklinde sıralanmaktadır.

“Darülfünun mirası nedir?” sorusuna verdiği cevapla konuşmasını sonlandıran Prof. İhsanoğlu, İstanbul Üniversitesi’nin hocalarının Afganistan, Bağdat gibi yerlerde kurulan üniversitelere öncülük etmesinin ve Türkiye’den Nobel ödülü kazanan Orhan Pamuk ve Aziz Sancar’ın da bu kurumun mezunu olmasının öneminin altını çizdi. 

Etkinlik sanat, akademi ve iş dünyasından konuşmayı dinlemek için gelen misafirlerin soruları ile devam etti.

Kaynak: Columbia Global Centers: “Darülfünun: Osmanlı’da İlk Modern Üniversite Nasıl Kuruldu?”

Columbia Global Centers | Istanbul

Columbia Üniversitesi’nin oluşturduğu çok merkezli global ağın bir parçasıdır. Pekin, Amman, Mumbai, Nairobi, Rio de Janeiro, Santiago, Paris ve Tunus’ta bulunan merkezlerle kolektif bir platform olarak hizmet veren Columbia Global Centers, Columbia Üniversitesi’ni farklı ülkelerdeki ortaklarla buluşturarak çok yönlü öğrenme, yenilikçi araştırma ve bilgi paylaşımını sağlayan bir platformdur.  Kurulduğu 2011 yılında bu yana Columbia Global Centers | Istanbul, Columbia Üniversitesi’ndeki akademisyen ve öğrencileri Türkiye ve bölge ile buluşturmanın yanı sıra, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve kamu kurumlarıyla işbirliği içerisinde farklı alanlarda eğitim ve araştırma projeleri, atölyeleri, konuşmaları ve sempozyumları hayata geçirmiştir. Merkezimizin çalışma alanları arasında Osmanlı ve Bizans Tarihi, Kadın ve Toplumsal Cinsiyet, Sürdürülebilir Kalkınma, Kentleşme, Halk Sağlığı ve Kültürel Miras gibi başlıklar yer almaktadır.